12 Temmuz 2020 Pazar

1.TERAPİM - 28.06.2020


Kendimi iyileştirmeye karar verişim kolay olmadı. Çok zor süreçlerden geçtim. Kararı vermem ve adım atmam kolay olmadı. Kendime bile durumu itiraf etmem. Kabul etme ve etmeme arasında çok gidip geldiğim oldu. Bildiğim şeylerin yanlış, bilmediğim şeylerin yanlış olduğu bir dolu süreç... Yıllarca süren gözyaşlarım... Kaç Noel'i gözyaşlarımla geçirdiğimi , kaç sevgililer gününde yalnız olduğumu ve bundan kendimi suçladığımı anlatmam kendime bile zor. Bunu kendime itiraf etmem bile çok zor oldu . Hikayem yanlış bir evlilikle mi başladı yoksa çok öncelerine ait travmalarım mı vardı bunları anca 38 yaşında öğrenebilecekmişim. Ruhumun reenkarne bir ruh olduğunu anlamam da 2010 yılına dayanır çok değişik tesadüflere. Psikoloğumun talebi ile uzun zamandır uyuyan ruhumu dillendirmeye başladım bugün. belki kimsenin okumayacağı , belki çok gizli anlarımı paylaşacağım , belki de ruhumla beraber ebediyete gidecek bu hikayemin ilk dizelerini bugün yazarken öncelikle söylemek istediğim öncelikle kendimi ve ardından hayatıma giren herkesi affediyorum. Bu hikaye çok yorgun ama güçlü bir ruhun hikayesi.... Umutsuzlukları ile yüzleşen ve kabul etmeyi öğrenen çok güçlü bir ruhun …. Öncelikle son iki terapi hikayem ile bu ruhun masalına sizi sürüklemek isterim : Son 6-7 yıldır yaşamının amacını aramaya başladım. Spritüal yola giriş çıkışlarım ruhumdaki acıları dindirme çabasındandı. Çok kez ölmeyi düşünüp yapamadım ama gerçek anlamda da yaşayamadım. Yanlış ruhlara bağlanmak bir olmak ruhumdaki acıları onarmak istedim. Aslında hiç birinin beni duymadığının farkındaydım. Farklı bir frekans tandan sesleniyor gibiydim onlara. Sanki avaz avaz bağırıyor ama sesimi duyuramıyordum . Kendimi farklı hissedişim çok daha eskilere dayanır. Çocukluğuma... Çocukluğumda çoğu zaman hatırladığım kare hep ağlama karesidir. hayatımızın belki de en derin pandemi krizini yaşadığımız günlerde iyice yalnızlaşmam sadece pandemieden değildi. Arkadaşım sandığım ama ruhumu yalnız bırakan ruhları yavaş yavaş hayatımdan çıkarmaya başlamıştım. Artık hafta sonları telefonumu arayan numaralar, hatırımı soran arkadaşlar yoktu. Kendimi anlatmayı bırakmıştım ve hayatın beni savurmasına izin vermeye başlamıştım. Pandemie döneminde sansıma annemler yanımdaydı. Zorluklarına rağmen yalnız ruhumu daha dolu hissettirmişlerdi. Yalnızlığın kaderim olduğuna artık inanmaya başlamış ve durumu kabul etmeye başlamıştım. Yeni bir işe daha pandemie sürecinde başlamıştım. İki ay süren mülakatlardan sonra İtalyan bir terzi işi çalışan halı firmasının yurtdışı satış operasyonunu takip edecektim. Sabit maaş ve artı komisyon teklif etmişlerdi. İşime ek zamanda bu işin takibini sürdürecektim. Firmanın sahibi beklediğim gibi çıkmadı yirminci günden sonra her gün satış olmuyor diye taciz etmeye ve yazıştığım firma detaylarını ve gelen cevaplarını sorgulamaya başladı. O donemde Terapist T.A ile tanıştım. Değişik bir terapi tekniği uygulayacağını söyledi. Çözüm bulmak istediğim konuları sorarak terapiye başladı. kendimi insanlara doğru ve tam olarak hem iş hem özel hayatımda ifade edemediğimi , çoğu zaman vermem gereken tepkileri geç koyduğumu ve insanların beni suistimal ettiğini anlattım. İlk terapi deneyimimi 28.06.2020 de yaşadım. İlk defa bu duyguları yaşadığım ana terapide gitmemi istedi. Meditasyon anında kendimi kilise içinde bir odada gördüm. Bir eşyaya tutunuyorum bacaklarım kasılıyor. Yanımda bir papaz bağırıyor üstüme bıçakla yürüyor. O anı adeta tekrar yaşadım. O olayın bir gün sonrasına gitmemi istedi. Kendimi mezarlıkta gömülürken gördüm. Başımda o rahip vardı. Çiçek koyuyordu ve mezarımın başından ayrılmıyordu. Beni oraya iten sebebi görmek için başka bir yere terapist yönlendirdi. Küçük bir kız olduğumu ve İtalya'da bir köyde kendimi gördüm. Babam ve annem ile kiliseye gelmişim. Annem babamla süreki kavga ediyor, evde şiddet var ve kiliseyi kaçış yeri olarak görmüşüm. beni öldüren rahipten cinsel istimar ve şiddet görmüşüm ve en son beni bıçaklayarak öldürmüş. Adam saplantılı biriymiş. Öldükten sonra çok pişman olmuş. Olayı yaşarken anı tekrar yaşadım. Kasıldığımı hissettim. Yorucu bir deneyimdi. Her terapinin sonunda olay yerine beni terapist tekrar götürdü ve aynı acı artık orada yoktu. İkinci terapi deneyimimi 11.07.2020 de yaşadım. Terapistim öncesinde bugun neyi çözümlemek istediğimi sordu. İtalyan firmanın bana yaptığını anlattım. İş ilişkilerimin ve özel ilişkilerimin ani ve hüsranlı bitişini anlattım. İlk çözümlememiz gereken noktaya gitmemi istedi. kendimi ahır gibi bir yerde yatakta bağlı gördüm. Annem ve üvey babam ile iki üvey kardeşim var. Babam beni istemiyor. İskence yapıyor. Halatla bacaklarıma vuruyor. Bacaklarım kasılıyor. Dışarıda inekler var. Sonrasında bu deneyime neden olan deneyime gitmemi istedi. Başka bir yemek masası gördüm. Annem babam ve iki kardeşim var. Evimizde besleme gibi bir çocuk var ve ben bu çocuğa çok kötülük işkence yapıyorum. O çocuğun gözlerine baktım. Çocuk bir önceki hayatta gördüğüm üvey babamdı. Sonrasında bu hayatta aynı deneyimi yaşadığım yere dondurdu. Üniversite mezuniyetimi gordum. Zorla ekonomik sebeplerle İzmir'e dönüşüm, çok istememe rağmen yüksek lisansıma devam edememem ve Ankara'da staj yapamamam. Bu olayın beni bu kadar etkilediğini terapist söylemeden önce düşünmemiştim.